2 Kasım 2009 Pazartesi

Ummadık Taş

ayağıma bir taş bağlayıp boğazın serin sularına kendimi attığımdan beri
hayatım yeniden başladı ve
inanmıyacaksınız ama o günden beri burdayım
ve galiba bu durumdan pekte memnunum
buraya geldiğimin ilk günü beni yanlız bırakmadılar
evet bayan pekgüzel ve bayan nanelimon dan bahsediyorum
ilk tanıştığım deniz anası ve deniz kabuğu
ben bayan pekgüzel ve bu yanınızda duran ve de hala taş gibi olan ise bayan nanelimon
hahahay biz sadece buradan geçiyorduk ve inanın kuzum sizi merak ettik .adınızı bize lütfedermisininz.
ee şey ben bay bulgur dedim. tanıştığımıza memnun oldum .
aa ne güzel bir kuyrukadı bay sıkıdokurinceelerden beri duyduğum en güzeli bu oldu
kuyruk adı mı?
ah tabi kuzum sizde soyad değil mi
evet peki bizi izleyen şu şey şu kaplumbağda kim
ahh şekerim o bay kuşkugötürmez
tuhaf biridir o .sölediği her cümlenin sanki birileri tarafından
beyaz bir ekrana siyah harflerle yazıldığı endişesini barındırdığı için çok konuşmaz .
ve genellikle - sizde hissediyormusunuz sanki birileri benim dediklerimi tekrar ediyor,
birisinin nefesini ensemde hisediyorm sanki kızlar ,der.ayrıca bu cümledeki kızlar tabiki de bizler oluyoruz ha haay .
ona kuşku yok dedim.ve bu zarif bayanları geride bırakıp batık bir geminin içine doğru ilerledim
kaptan kamarası tam zevkime göre döşenmişti. malezyalı bir kaptanın zevki benimkine nekadarda çok benziyordu.
sizle bu odayı paylaşsam nasıl olur dedim.
pek tabi canına yandığımın ,insan burada tek başına paslanıyor afedersin adınız?
bay bulgur
evet bay tarhana pardon bulugur benimle kalabilirsiniz ayrıca benim adımda bay patel(1912-1976)
(parantez içlerini okumayı çok sevdiğimden banada bu ismi verdiler)
normalde adım bay palet (1911-1976)
bay paletin kamarası birbirinden güzel çiçeklerle doluydu .
devetabanından yaseminlere herşey vardı
insan burda bir çiçek olmayı bile isteyebilirdi.
ve unutmadan bay tar-bulugur akşam 12 de ışıkları kapatırız tamam.
tamam bay palet . kafasına geçirdiği ters dönmüş 1 litrelik Şaşal şişesi
onun ne kadar da disiplinli biri olduğunu kanıtlıyordu aslında.
dışarıda bay palet(1911-1976) nın şezlongu gözüme ilişti .
ah bu sizinmi efendim yaslanabilirmiyim.
aa elbette benim küçük bi işim var, kendi bahçenmiş gibi davran
insan burada uzanınca ,denizlenmekten kendini alamıyordu.
denizyüzünde ne de çok hareket vardı.küçük pervaneler genellikle kızıl renkteki
karpuz dilimlerini andıran gemi tabanlarını ordan oraya sürüklüyordu.
ve işin enteresan kısmı işe yetişmek için acele eden deniz kabuklarının yerkapma mücadelesi
gerçekten hayret vericiydi.
balıkları söylemeye gerek yok herhalde . yada martıların onlara getirdiği ağız içi temizliyicilerinden .
benim ilglimi çeken yağmur damlalarının denize düştüklerinde ne olduğuydu.yani ben denizin üstünde olduğum zamanlarda.
ve sizi temin ederim o yağmur damlalarının ışık saçan kristaller halinde deniz dibini nasıl aydınlattığını bir bilseniz.
bay patel bahçeden şişeleri ,üstü karalanmış aşk şiirlerini ve karınca dualarını temizlerken
bayan pekgüzel ve bayan nanelimon seslendiler
şekerim hadi ama şu acayip gri aletin tuşlarına basmayı sonrada yaparsın ,
nedir o allahını seversen benim makyaj setime benziyo ha haayy
dizimiz başlıyo sende gel hem bizimkilerle tanışmış olursun dediler
bende olur dedim ,

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder