köyünden buralara gelen bir emmi
dünyanın en güzel gelinliğini istedi
ilk gördüğüm sensin
tek isteğim bir terzi dedi.
tek bildiğim yer dedim,
fatihteki terzi zarif,
hemen dedi,vaktim azaldı,
"aşk bir gün olsa bile" ;
zarif terzi meçhul bir dille sordu neden diye
"beni kör kuyularda merdivensiz bıraktın"
zarifim boşver nedenini yapabilcenmi bana
"aşk bir gün bile olsa";
gelinliğe gül gerek dedi;
bana gül getirin yapıyım .
koştuk gül kokan gülcüye
bize senden gerek dedik,
vericenmi gül bize ;
gülcü meçhul bir dille sordu neden diye
"Beni sensiz bıraktın, beni bensiz bıraktın"
gülüm boşver nedenini verebilcenmi bana
"aşk bir gün bile olsa" ;
yılda düzenli olarak 3 kere
aşktan bahsederim ben herkese
biri geline,ikisi benden size.
"aşk bir gün olsa bile".
herşey aslında rücu eder sevdiğine,
bak şu camda saçını düzeltsene
döndüm cama aklım onda
peki bu emmi nerede soramadım
elimde gelinlikle kalakaldım
işte o zaman anladım ...
hikaye "" arasında Münir Nurettin Selçuk ve Edward E. Cummings sayesinde vücud bulur.
17 Ekim 2009 Cumartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder